Bu Yazı 2215 Kişi Tarafından Okundu | 0 Defa Yorumlandı
Salim Hepsert: Eğitim Yapboz Tahtası, Çocuklarımız Kobay Değildir!
.
. .

Eğitim Sen Bafra Başkanı Salim Hepsert, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni müfredat ile ilgili olarak yazılı basın açıklaması yaptı.


MEB`in yeni müfredatını eleştiren Başkan Hepsert`in basın açıklamasının satır başları şunlar:

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından, 2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren eğitim kademelerinin tamamında yeni müfredatın uygulanacağı ilan edilmiştir.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 13 Ocak Cuma günü yaptığı basın toplantısı ile 53 farklı dersin taslak programının bakanlık internet sitesinde askıya çıkarıldığını açıklamıştır.

Ülkenin eğitim sistemi ve geleceği açısından böylesine önemli bir konuda taslak programlarla ilgili kurumsal önerilerin 6 Şubat, bireysel önerilerin 10 Şubat 2016 tarihleri ile sınırlandırılması, MEB`in müfredat taslakları ile “öneri alma” sürecini sadece sembolik olarak ele aldığını göstermektedir.

Sendikamız Eğitim Sen, MEB tarafından hazırlanan taslak eğitim programları ile ilgili olarak bir değerlendirme komisyonu oluşturmuştur.

Aralarında alanlarında yetkin bilim insanları, müfettişler, öğretmenler ve uzmanların da yer aldığı komisyonumuz taslak programları incelemeye başlamıştır.

Taslak programlarla ilgili olarak oluşturduğumuz komisyon tarafından yapılacak olan inceleme ve değerlendirmelerin sonuçları önümüzdeki günlerde rapor haline getirilecek, sendikamızın taslak öğretim programlarına ilişkin eleştiri, öneri ve değerlendirmeleri MEB ve kamuoyu ile paylaşılacaktır.

MEB`in askıya çıkardığı taslak programların pilot uygulama yapılmadan, bilimsel bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulmadan önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacağının açıklanması son derece sakıncalıdır.

Bakanlığın gelecek öneriler doğrultusunda ders kitapları yazım sürecinin 20 Şubat`tan itibaren başlayacağını açıklaması, tıpkı 4+4+4 düzenlemesinde olduğu gibi, müfredat gibi önemli bir konunun bir oldubittiye getirilmek istendiğini göstermektedir.

Müfredat değişikliği ilkokulda, ortaokulda, lisede işlenecek derslerin içeriği ve bunlarla ilgili önemli ve tüm toplumu ilgilendiren düzenlemelerdir.

Müfredat değişikliklerini içeriğinin ne olacağı, nasıl bir değişiklik önerildiğinin bütün yönleriyle, bilim insanları, eğitim bilimciler ve eğitim sendikalarının görüşleri alınarak, çeşitli yönleriyle tartışılarak belirlenmesi gerekir.

Oysa bugün MEB`in yapmaya çalıştığı ülkenin bugünü ve geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda “yangından mal kaçırır gibi” hareket etmekten başka bir şey değildir.

MEB`in, okullarda uygulanacak öğretim programları ile ilgili olarak, çeşitli bilim dallarını ilgilendiren konuların eğitim biliminin temel ilke ve kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi için adım atmak yerine, göstermelik olarak halka ve “sivil toplum” kuruluşlarının görüşlerine başvurmayı tercih etmesi, içeriğinden bağımsız olarak halkın onayının da alınmak istendiğini göstermektedir.

Elbette halka sorulmalıdır. Ancak uzman kişilerinde görüşleri alınmalıdır. Daha önce benzer süreçlerde yapıldığı gibi, yeni müfredat programı oluşturulurken iktidarın siyasal çizgisi ile ters düşmeyen, aynı zamanda mevcut eğitim politikaları ile uyumlu bir müfredat programının hazırlandığı anlaşılmaktadır.

Özellikle Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler Derslerinde çok sayıda temel konular sadeleştirme başlığı altında kaldırılmıştır. Atatürkçülük konuları da bu sadeleştirmeden nasibini almıştır.

Türkiye`nin Nasıl Bir Müfredata İhtiyacı Var?

Bütün toplumlar için esas olan demokratik, katılımcı, bilimsel, eşitlikçi ve adaletçi bir kültür inşa etmektir.

Hiç kuşkusuz ki, bunun yolu da demokratik, bilimsel ve laik eğitimden geçmektedir. Demokratik, bilimsel ve laik eğitimin yaygın olduğu toplumlarda,  insanların özgürce bir arada yaşadığı gerçek anlamda özgür toplumların oluşumunu sağlayacaktır.

Eğitim ve bilim emekçilerinin haklı gücü Eğitim Sen olarak bütün imkânlarımızla mücadele edeceğimiz bilinmelidir.
Kapat
Kapat

“Düşüncelerine katılmıyorum, ama o düşüncelerini söyleme hakkını, hayatımın sonuna kadar savunurum.” Voltaire.

0
Onaylı
0
Onaysız
Kapat

Yorumunuz

BAFRA YAZARLAR

Bütün Yazarlar